Ana Sayfa Gündem Emine Erdoğan, “Van Gölü Sempozyumu”na katıldı

Emine Erdoğan, “Van Gölü Sempozyumu”na katıldı

31
0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Van Büyükşehir Belediyesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ), Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Edremit Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Van Gölü Sempozyumu”na katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Emine Erdoğan, kökleri, milattan önceye uzanan bu bilgelik şehrinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Van’a gelmek, bir hazine sandığının kapağını açmak gibi” dedi.

Van’ın birlikte yaşama kültürünün engin tecrübesine sahip olduğunu belirten Emine Erdoğan, “Van, tarih arayana tarih, kültür arayana kültür sunuyor. Gastronomi meraklısına lezzet, doğaya hasret kalana ise, taze nefes veriyor. Hoşap Kalesi, Meher Kapı, Peri Bacaları, Muradiye Şelalesi gibi harikalar, saymakla bitmez. Şehri çevreleyen kaleler, camiler, havralar ve kiliseler, bunun göstergesidir” diye konuştu.

“VAN GÖLÜ, BAKAN HERKESİ MEST EDEN MAVİ BİR ŞÖLENDİR”

NASA’nın geçtiğimiz günlerde dünyanın uzaydan çekilmiş fotoğrafları arasında bir yarışma düzenlediğini anımsatan Emine Erdoğan, Van Gölü’nün tüm dünyadan gelen oylarla, bu yarışmada birinci olduğunu söyledi.

Bunun herkes için büyük bir sevinç vesilesi olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim ülkemiz, doğudan batıya, kuzeyden güneye, insana cenneti hatırlatan sayısız doğal güzelliğe sahip. Her birini, değerini anlayarak korumak, hepimizin asli görevi. Van Gölü’müz, dünyanın en büyük tuzlu ve sodalı gölüdür. Göl diyoruz ama adeta bir denizdir. Büyüklüğü, Marmara Denizi’nin üçte biri kadar. Anadolu’nun doğusunda, bakan herkesi mest eden, mavi bir şölendir. Kapalı bir havza olmasıyla da dünyada eşsiz bir konuma sahip. Muhteşem bir ekosistemi var. Van Gölü, endemik bir tür olan inci kefali ve mercan balığının yegâne yuvasıdır. Su altında, keşfedilmeyi bekleyen bir tarih vardır. Mimari kalıntılar, Selçuklu mezar taşları ve derinlerde saklı, nice hikâye, gölün sularına karışmış.”

Emine Erdoğan, Van Gölü’nü korumak için 2019’da bir çalışma başlatıldığını vurgulayarak, kurumların iş birliği ile “Van Gölü’nü Koruma Eylem Planı ve Uygulama Programı” hazırlandığını dile getirdi.

“Ayrıca gölümüzün, suyunun korunması için burada, çevre koruma bölge ilanı sürecini de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yürütecek. Bu müjdeyi de buradan verelim” diyen Emine Erdoğan, bu girişimin kayda değer sonuçlar vermesini umut ettiğini kaydetti.

“İKLİM KRİZİ, ÇOK HIZLI VE CİDDİYETLE ELE ALINMASI GEREKEN BİR KONUDUR”

Emine Erdoğan, bu kapsamda, gölün dip temizliğinin yapılacağını, atık-su yönetiminin sağlanacağını ve ilaveten, entegre katı atık yönetimi oluşturulacağını anlattı.

“Bu eylem planıyla, Van Gölü inşallah layıkıyla korunacak” diyen Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Van Gölü, gerçekten de ülkemizin gerdanında safir bir kolye gibi parlıyor. Van Gölü elbette sadece Van’ı ilgilendirmiyor. Bitlis ve havzadaki il ve ilçeleri, kasaba ve köyleri de ilgilendiriyor. Tabii, eğitim çalışmaları da üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir husus. Çocuklarımıza, çevre konulu eğitimler verilecek inşallah. Meseleyi onlara doğru anlatabilirsek, Van Gölü etrafında zaten esaslı bir koruma kalkanı oluşacağını düşünüyorum. İnşallah, bakanlığımızın, belediyelerimizin ve bilim insanlarımızın ortak çabasıyla Van Gölü’müz, sürekli iyileşecek.”

“Yeryüzü tuvaline çizilmiş tabiat resminden daha yüksek bir sanat yok! Fakat maalesef, insan kaynaklı sebeplerle, bu tabloyu meydana getiren güzellikler yavaş yavaş siliniyor” ifadesini kullanan Emine Erdoğan, şöyle devam etti: “Kuruyan göller, ırmaklar, dereler, insanlığın kaldırdığı en hüzünlü cenazelerdir. Yeryüzü sularının kuruyan her damlası, yıkılan bir yuva demektir. Çünkü ekosistem çökünce, yurtsuz kalan balıklar, kuşlar, bitkiler ve nice canlılar yok oluyor. Ayrıca, su kaynakları, birçok insanın da geçim kaynağı. Tükenmeleri halinde, geriye çaresiz insanlar kalıyor.”

Emine Erdoğan, iklim krizinin çok hızlı ve ciddiyetle ele alınması gereken bir konu olduğunu belirterek, “Dolayısıyla, iklim değişikliği ile mücadele, artık gelecek zaman kipleriyle konuşabileceğimiz bir konu olmaktan çıktı. İklim krizi, şimdi, çok hızlı ve ciddiyetle ele alınması gereken bir konudur. Bu nedenle, yürüttüğümüz Sıfır Atık ve Sıfır Atık Mavi projeleri, Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadelede çok önemli adımlar. Bu projelerin özünde, elimizden kayıp giden tabiatın farkına varmak var. Su kaynaklarımızı ve tabiatı korumak için yüksek bir seferberlik duygusuyla çalışmaktan başka seçeneğimiz yok. Hep söylediğim gibi bu bir tercih değil, zorunluluk” dedi.

Van Gölü için de aynı saikle çalışılması gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, “Bakın, dünyanın erişilebilir tatlı su miktarı, toplam su varlığının yüzde 1’inden az. Küresel olarak, her 10 insandan 3’ünün güvenilir suya erişimi yok. Kirli su yüzünden ölenlerin sayısı, her türlü şiddet kaynaklı ölümden daha fazla” diye konuştu.

Önceki İçerikEmine Erdoğan, görme engellilere yönelik Tablolar Konuşuyor Dijital Resim Sergisinin açılışını yaptı
Sonraki İçerikGürcistan Başbakanı Garibashvili Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde